Hilal Hobbyland - Kendinize Daha Çok Zaman Ayırın.
Aranacak Kelime :  
RC ARABALAR RC TIR ve KAMYONLAR RC İŞ MAKİNALARI MODEL UÇAKLAR RC HELİKOPTERLER MULTİKOPTERLER MODEL TRENLER RC TEKNELER
RC TANKLAR RC YAKITLARI ve KİMYASALLAR KUMANDALAR VE ELEKTRONİK MOTORLAR YEDEK PARÇALAR

  Haber Grubu
Haber grubumuza katılın, tüm yeniliklerimizden ilk siz haberdar olun !

  Gerekli Bilgiler

  Doviz Kurları
1 Dolar : 2,9700 TL
1 Euro : 3,3300 TL
1 Japon Yeni   0,0299 TL

 
  RC TEKNİK BİLGİLER

                          

MOTOR ÇALIŞTIRILMASI
1. Pist kurallarına uygun olarak tedbirlerinizi alıp verici ve alıcınızı açın. Model deposuna yakıt doldurun.
2. Gaz kolunu tam açın. Yakıt borusunda yakıtı kontrol edin. Karbüratörü parmağınız ile kapatıp pervaneyi döndürerek yakıtın karbüratöre eriştiğini gözleyin. Pervaneyi iki, hava soğuksa üç dört defa çevirerek motora yakıt emdirin. Parmağınızı karbüratörden kaldırıp parmağınızla pervaneyi birkaç kere daha çevirin.
3. Gaz kolunu kapatıp trimini sonuna kadar ileri itin. Bu ilk çalıştırma için karbüratör deliğini yeterli açacaktır.
4. Bujiyi 1.5V güç kaynağına bağlayıp pervaneyi sıkıca tutup motoru kompresyondan geçecek gibi döndürün. Bu esnada motorun vurduğunu hissedeceksiniz. Bu durumda ilk veya ikinci darbede motor çalışır. Bunun için kauçuk bir parmaklık veya ucu lastikli bir sopa kullanın (elektrikli starteriniz yoksa). Motor çalışmazsa buji ceryanını kesip yakıt emdirip çalıştırmayı yeniden deneyin.
5. Motor çalışır, devir yükselir ve durursa yüksek devir yakıt ayarı fakir demektir. Yüksek devir iğnesini yarım tur açarak (saatin aksi yönünde döndürerek) yeniden deneyin. Gerkirse aynı işlemi tekrarlayın.
6. Şayet motor çalışır, yavaşlar ve durursa ve egsozdan çok duman çıkarsa yakıt ayarı çok zengin demektir. Yüksek devir iğnesini çeyrek tur kısarak (saat yönünde döndürerek) karışımı fakirleştirip motoru yeniden çalıştırın.
7. Motor çalışınca bir dakika müddetle gazı kısmen açık tutup motorun ısınmasını sağlayın ve ayarlarınızı bundan sonra yapın.

Karbüratör ayarları
Tam açılmış bir motoru yerde ayar yaparken tam gaz ve rölanti ayar iğnelerini biraz zengin tarafta bırakmak her zaman emniyettir. Günün ilk uçuş öncesi uçak yatay konumda iken motor n zengin tarafta kalması şartı ile tam gaz ayarı yapılıp model takriben 45 derece burnu havaya kaldırılması (akrobasi modelleri ise 90 derece, yere dikey) halinde dahi motorun aşırı fakirleşip devirden düşmediği kontrol edilmelidir. Motor ayarları yapılırken önce tam gaz iğnesi ayar edilir. Bu iğne prensip olarak sadece motor tam gaz çalışırken döndürülüp ayar yapılmalıdır. Bundan sonra rölanti ayarına geçilir. Motor rölantide çalışırken 15-20 saniye tutularak ve arkasından tam gaza geçilerek, rölanti ayarının zengin veya fakir tarafta olduğu tesbit edilip rölanti iğnesi küçük ayar değişilikleri ile rölantiden tam gaza geçiş tatmin edici hale gelinceye kadar tekrarlanmalıdır. Bazı hallerde rölanti iğne ayarının değiştirilmesi tam gazı etkiler, bu durumda tam gazda iğne ayarı tekrar kontrol edilip düzeltilir. Motor ilk defa çalıştırılacağı zaman fabrika ayarları değiştirilmemelidir. Şayet degişmişse tam gaz iğnesi kapatıldıktan sonra 3,5 - 4 tur açılmalıdır. Rölanti ayarının başlangıç noktası ise, rölanti hava deliği olan karbüratörlerde ayar vidası hava deliğinin yarısını örtecek şekilde, rölanti ayar iğneli karbüratörlerde ise ayar iğnesi, yarım gaz konumuna gelirken, karşışındaki. yakıt püskürtme deliğine girmeğe başlıyacak, püskürtme yarığı varsa yarığın ortasına gelecek pozisyonda olmalıdır.


Motorların bakımı
Motorların, günün son uçuşu sonunda yakıt girişini keserek durdurup, içinde alkol kalmamasını, dolayısı ile motor içinin ve yataklarının korozyonunu önleyebiliriz. Buna yardımcı olarak kartere birkaç damla korozyon önleyici makina yağı koyup pervaneyi birkaç kere çevirip bu yağın motorun içine işlemesini şağlamak daha da iyi bir önlemdir. Dört zamanlı motorların bilyalı yatakları korozyona daha çok maruz bulunmaktadır. Bunların karter havalandırma deliklerinden her uçuş günü sonunda bir enjektörle yakıtın, içindeki yağdan enjekte edilmesi korozyona karşı alınabilecek en iyi bir önlemdir.
Dört zamanlı motorların takriben her iki saat uçuştan sonra süpap ayarları kontrol edilmeli, süpap ve bunların tahrik mekanizmaları aynı yağ ile yağlanmalıdır. Bu motorlarda birkaç dakikalık tam gaz çalışmadan sonra gaz kesilerek kızmış bulunan süpapların soğuyup yağlanmasının tazelenmesine fırsat verilmelidir. Dört zamanlı ve yüksek devirli güçlü iki zamanlı motorlar tam gaz çalışıp en sıcak anda birdenbire durdurulmamalı, uzunca bir süzülüş ve yaklaşım ile düşük devirde taksi yapılarak (en az 30 saniye) motor içinde yüksek ısı birikimi önlenmelidir.
Toz ve pisliğin motorların aşınmasındaki etkisi tartışılamaz. Motorların temiz tutulmaları ve çok tozlu yere inip kalkma mecburiyetinde olanların da karbüratör hava filitresi kullanmaları gerekir. Hava filitresinin çapı karbüratör çapının iki katı olmalıdır. Hint yağı kullanan modelciler motor kafalarını temiz tutarak, burada yağ kalıntılarının birikip motor ısı dengesini bozarak motorlarırın aşırı ısınmalarını önlemelidirler.

Sonuç;
İyi açılmış ve devamlı iyi bakım yapılan bir motor bu emeklerin karşılığını uzun bir ömürle kolay, problemsiz ve verimli çalışması ile sahibine geri verir.


Yakıtlı Model Arabalar
Evet arkadaşlar, radyo kontrollü arabalar denilince modelcilerin gözdesi olan ve standart halleriyle bile çok yüksek hızlara ulaşabilen yakıtlı model arabalar konusunda sizleri aydınlatmaya çalışalım.

Yakıtlı model arabalar temel olarak nitro ve özel bir yağ ile karıştırılmış benzin ile çalışmaktadır. Bu benzinler ise genel olarak 10 ile 30 arasındadır. Tahmin edebileceğiniz gibi 30 nitro oranlı yakıtlar daha yüksek bir performansı da beraberinde getirmektedir.

Yakıtlı model arabaların motoru ise tek silindirli olup hacimlerine göre ayrılırlar. Bu motorlar alacağımız modellerle beraber standart olarak genelde 0.12 cubic inch olarak gelmektedir ve bu yeni başlayacaklar açısından tatmin edici bir performansa sahiptir. ( Buradaki cubic inch kavramı yurtdışında bazı ülkelerde kullanılan hacim ölçüsüdür. Ülkemizde ise cc. olarak kullanılmakta fakat biz burada genel kullanıma olarak motor ölçülerini .12 , .15 şeklinde vereceğiz. Karşılaştırma yapabilmeniz amacıyla .12 cubic inch yaklaşık 2.1 cc ye denk gelmektedir.)

Yakıtlı model arabalarda çekiş sistemi 4x4 olduğundan aktarım şekli kayışlar vasıtasıyla ya da şaft sistemi ile sağlanmaktadır. Her iki sistemin de kendine özgü avantajları vardır.

Yakıtlı model arabaların ilk çalıştırılması buji ısıtıcısı vasıtasıyla olmaktadır. Buji ısıtıcısını motor soğutucusun üzerinde bulunan bujiye temas ettirerek motor içinde kalan sarımların kor haline gelmesi ve bu sayede silindir içindeki yakıtın ilk ateşlemeyi yapması sağlanmaktadır.

yakıtlı model arabaların motorları ise pullstartlı ya da startbox ile çalışan olarak ikiye ayrılabilir. pullstartlı sistemde motortun üstündeki ip çekilerek silindirin hareket etmesi dolayısıyla silindirlerin yakıtla dolarak ilk patlamanın yapılması sağlanmaktadır. startbox lu sistemde ise araba altında dönen bir silindir bulunan bir kutuya oturtularak volanın dönmesi, bu sayede de silindirlerin dönüp motora benzin dolması sağlanmaktadır. silindirlere dolan benzinin de ilk patlaması buji ısıtıcısı vasıtasıyla yapılmaktadır.

Gaz, fren ve direksiyonu kumanda edebilmek için ise kumanda, alıcı ve servo sistemine ihtiyaç vardır. kumandadan gelen sinyalleri modelin üzerindeki alıcı algılayarak bu komutları, içinde küçük elektrikli motorlar bulunan servolara iletir ve servoların sağa sola ve ileri geri dönmesini sağlayarak arabaya hakim olmamızı sağlar. Model arabaların üstünde Gaz-fren ve sağ-sol için 2 ayrı servo bulunmaktadır.

Bu model arabaların avantajlarını şöyle sayabiliriz;

- standart halleriyle bile tatmin edici performans. - pil bitme derdinin olmaması, bu bakımdan belirli bir masrafa katlanmadan dilediğimiz kadar sürebilme olanağı. - çok yüksek hızlanma değerleri.

Dezavantajları ise şöyledir;


- ilk ayarlarının yapılması sırasında tecrübesiz modelci arkadaşlar zorlanabilirler. - araba yağlı bir yakıt ile çalıştığı için sürüş sonrası temizleme gerekliliği.

Evet arkadaşlar. Yakıtlı model arabaları genel hatlarıyla sizlere bu şekilde tanıtabiliriz. Eğer ben performanslı bir model istiyorum, modelimi temizlerken üstümün başımın yağ olması beni rahatsız etmez, hız benim için önemlidir diyorsanız seçiminiz yakıtlı modellerden yana olmalıdır. Tam tersi durumda ise tercihinizi elektrikli bir modelden yana kullanabilirsiniz.



Yakıtlı Motorlarda Hararet
Yakıtlı Motorlarda Hararetin Olası Sebepleri;


Yakıtlı motorlarda hararetin en büyük sebebi yakıt ayarıdır. Bilindiği gibi model araba motorlarının kendine ait bir karter sistemi yoktur ve yağlamayı kullandığımız yakıtın içindeki yağlar ile yaparlar. Bu yağ oranı, nitro oranından bağımsız olarak 16 civarındadır fakat farklı firmaların farklı oranda yağ içeren yakıtları mevcuttur (14, 18 gibi). Eğer kullandığımız motorun ayarını olması gerekenden daha fakir bir ayara getirmişsek, motora daha az yakıt gideceği için yağlama ve yakıt miktarı da motorun istediği şekilde olmayacak, bunun sonucunda da gerekli miktarda yağlanmayan ve birbirine sürtünen metaller daha çok ısınıp harareti meydana getirecektir.

Ayrıca fakir ayarda kullandığımızda arabanın sürati ve ivmelenmesi daha da artacaktır. Buna bağlı olarak artan hız ve işleyen parçaların gerektiği şekilde yağlanmaması birleşip sinerji yaratacak ve ortaya hararet sorunu çıkacaktır. Arabanızı kullanırken ne zengin ne de fakir ayarda kullanmalısınız. Eğer ikisinden biri olacaksa ve yakıt ayarını tam olarak tutturamıyorsanız elbette zengin ayar her zaman için fakir ayara göre daha iyidir. Sonuçta zengin ayarda motor gerektiği şekilde yine yağlanacaktır. Fakat tabii ki olması gerekenden daha zengin ayarda kullanmak motorun içinde işleyen parçaları yoracaktır. Bu durumun kısa vadede bir zararı olmaz.

Hararetin sebeplerinden bir diğeri ise kullanılan kebin motorun rahat hava almasına olanak vermeyecek şekilde delinmiş olmasıdır. Size tavsiyem mutlaka elinizde 2 tane kep olsun, birisi dışarıda kullanmak için, diğeri de sürüş sonrası eve gelip arabanızı tertemiz yaptığınızda kullanmak üzere aldığınız kep. Sürüş için alınan kebin aerodinami açısından başarılı olması yeterlidir. Görünüş önemli değildir çünkü nasıl olsa onu birçok yerden deleceksiniz, kullanım esnasında çarpacaksınız vs. acımadan üzerinde her türlü değişikliği yapabileceğiniz bir kep olmalı. Elinizdeki diğer kebi sadece evde kullanacağınız için aerodinami önemli değildir. Sadece güzel görünsün yeter.


Peki bir kebi nasıl kesmeliyiz ki motor rahat hava alsın? Bu sorunun cevabı için öncelikle arabanızın ya da kebinizin üreticisine başvurun. Eğer orada yoksa gerekli bilgiler yoksa size aşağıda göndereceğim kebi örnek alarak kesebilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken nokta resimdeki araba serpent impulse modelidir. Başka marka arabalar için deliklerin merkezini motoru ortalayacak şekilde ayarlamanız gerekir çünkü her marka kendine özgü motor konumlandırması yapmış olabilir. Kebi resimdeki gibi keserseniz bundan dolayı oluşması muhtemel hararet sorununun önüne geçmiş olursunuz.
Yakıtı ayarını ayarladık, kebi de doğru kestik fakat hala hararet sorunu devam ediyorsa şunları yapmayı deneyebiliriz:

Öncelikle motoru şaseden ayırmamız gerekli. Daha sonra 1- Araba kayışlı ise açıktaki tüm kayışlar ve dişliler kontrol edilmeli, varsa dişlilerin arasına sıkışmış olan küçük çakıl taşları dişlere zarar vermeyecek şekilde temizlenmelidir. Bu işlemi ben en küçük boy alyan ve wd-40 kullanarak yapıyorum. Eğer 1/10 arabaya göre büyük sayılabilecek çakıllar varsa motor devir çevirirken zorlanacağı için hararet yapması muhtemeldir. (wd-40: bkz. Carrefour, bauhaus ve praktiker benzeri yapı marketler)


2- Dişlilerin arasında bulduğumuz küçük çakılları ve olası kalıntıları iyice temizledikten sonra arabamızın kayışlarını takarak evin boş bir bölümünde (antre olabilir) düz zeminde elimizle itiyoruz. Eğer arabamız olması gerekenden çok daha yavaş veya zorlanarak gidiyorsa mutlaka bir yerde sıkışma vardır ve hararetin olası kaynağı budur. Aktarma sistemindeki tüm parçalar kontrol edilmeli, sıkışmanın nereden kaynaklandığı bulunmalıdır. Eğer arabanızın bakımını uzun süredir yapmıyorsanız başınıza gelebilecek bir durumdur. Rulman gibi sıkışma yaratabilecek aktarmaya ait parçalar kontrol edilmeli, gerekli ise değiştirilmelidir. Aktarma organları rahat bir şekilde çalışmazsa motoru zorlayacak, motoru zorlayan her parça da arabanın hararet yapmasına katkıda bulunacaktır.



Eğer motorunuzun hava filtresini uzun süredir temizlemediyseniz hava filtre süngeri aşırı derece tozlanmış, tıkanmış ve işlevini yerine getiremez duruma gelmiş olabilir. Bu durumda motor gerekli havayı almakta zorlanacak ve bundan dolayı hararet yapabilecektir. Yalnız bu sadece teorik bir bilgi olup kendim böyle bir sorun yaşamadım. Yine de olabilir. Bunun üstesinden gelmek için motorun hava filtre süngerini çıkarın (bazı modellerde sünger ile filtre birleşiktir, eğer sünger yerine sabit ise komple filtreyi çıkarın), filtre süngerini bildiğimiz sıvı bulaşık deterjanı ile birkaç defa köpürtüp durulayın. Bu işlemi süngerin tamamen temizlendiğine kanaat getirene kadar tekrar etmelisiniz. Daha sonra bir kenarda kurumaya bırakın ve filtre süngerinin oturduğu plastik aksamı da aynı yöntemle kirlerden arındırın. Süngerin iyice kuruduğuna emin olduğunuzda, varsa hava filtresi yağı ile, yoksa benim yaptığım gibi amortisör yağı ile çok fazla olmamasına gayret göstererek yağlayın (süngeri sıktığınızda yağ akıyorsa sünger çok fazla yağlanmış demektir. Bu durumda motor yine rahat hava alamayacaktır. Süngeri sıktığınızda yağ damlamayacak şekilde yağlamanız gerekir, daha fazlası sağlıklı olmaz, havadaki tozu tutabileceğini düşündüğünüz minimum miktar kadar yağlayın). Peki neden hava filtresi yağı yerine amortisör yağı kullanıyoruz? Bildiğiniz gibi süngerdeki yağ, hava filtresinin toz tutma kapasitesini artırmak amacı ile kullanılır. Amortisör yağı da bir yağ çeşidi olup kullanımlarımdan edindiğim tecübeye göre tozu gayet güzel tutabilmektedir. Elinizde ister onroad ister offroad model araç olsun, her sürüş sonrası filtreyi temizlemenizi ve yağlamanızı öneririm. En fazla 5 dakikanızı alır.


Bunların tümünü yaptınız fakat arabada hala bir miktar hararet varsa motorunuzun back plate’ine takılabilen ekstra bir soğutucu olup olmadığını araştırmanız gerekir. Dediğim parça aşağıdaki gibidir. Bu parça sayesinde motor harareti bir miktar düşürülebilir fakat mucize beklemek de doğru olmaz. Eğer opsiyonel olarak satılıyorsa ve hararet sorununuz varsa kullanmanızı öneririm. Fakat tekrar hatırlatmak isterim bu sadece motoru hararet yönünden bir nebze rahatlatmak içindir, hararet sorununu çözmesi gibi bir durum söz konusu değildir.



Elektrikli Model Arabalar
Bu yazımızda sizlere elektrikli model arabalar hakkında özet bilgiler vermeye çalışacağım. Bu yazılar sadece bu işe yeni başlayacak olan arkadaşlarımıza yönelik yazılmış olup bilgilerin tamamı verilmemektedir. Kısaca bir tanıtım yazısı da denebilir. Elektrikli model arabalar yeni başlayan ve bu hobiye başlangıçta düşük bir bütçe ayırmayı düşünen arkadaşlara tavsiye edebileceğimiz modellerdir. Standart bir elektrikli model araba daha yavaş olduğundan kaza yapma riski benzinlilere göre daha düşüktür. Ayrıca genellikle başlangıç kitlerinin yedek parça fiyatları da yakıtlılara nispeten daha düşüktür. Peki kullanıma hazır bir elektrikli model arabaya sahip olmak için nelere sahip olmak gerekir? Şimdi bunları sizlere teker teker anlatmaya çalışalım. Sahip olmamız gereken ilk şey tahmin edebileceğiniz gibi bir kittir. Piyasada değişik kalite ve fiyatlarda kit bulmanız mümkündür. Başlangıç seviyesi için kitlerinin içinde genelde standart bir motor da beraberinde gelmektedir. Elektrikli motorlar ayrı olarak da satıldığı için pilotajınız geliştikçe bu motorları değiştirip daha hızlı motorlar takabilmeniz mümkündür. Motor yuvası 1/10 modellerde standart olduğu için sadece aldığınız marka değil, başka marka motorlar da takabilmeniz mümkündür. Daha sonra gerekli olan bir başka ekipman da hız kontrol ünitesidir. Hız kontrol üniteleri kumanda alıcısından gelen sinyalleri alarak motorun hangi hızda gideceğini belirleyen bir ekipmandır. Bu ekipmanlar elektrikli ve mekanik olarak ikiye ayrılır. Mekanik hız kontrol üniteleri reosta tarzında çalışmakta olup genellikle 3 kademelidir. Yani mekanik hız kontrol ünitesi ile yavaş orta ve yüksek hız için 3 kademe vardır ve siz kumandada gaza ne kadar basarsanız mekanik hız kontrol ünitesi bu duruma göre hızı ayarlamaktadır ( bunu normal vantilatördeki 1-2-3 konumun benzetebiliriz ). Hız kontrol ünitelerinden bir diğeri de elektronik hız kontrol üniteleridir (esc) . Esc de belirli bir kademe olmamakta, siz kumandanın tetiğine ne kadar basarsanız bu ünite hızı o kadar artırmaktadır. yani hızınızı ayarlama çok hassas bir biçimde yapılabilmektedir. Esc’ler destekledikleri motorlara göre fiyatları değişmektedir. Standart motorlar için üretilen esc’lerin fiyatı daha düşük olurken tüm motor tiplerini destekleyen (no limit) esc’ler ise daha yüksek fiyatlı olmaktadır. Günümüzde mekanik hız kontrol üniteleri yerine elektronik hız kontrol üniteleri modelciler tarafından daha çok tercih edilmektedir. Modelimizi kullanıma hazır hale getirebilmek için gereken başka bir önemli ekipman pillerdir. Modelimizin güç kaynağı olan piller NiCD ve NiMH olarak ikiye ayrılır. Ayrıca bu piller miliamper değerlerine göre de sınıflandırılırlar. güncel piller 1500 miliamperden (Mah) başlayıp 3600 mah’a kadar çıkabilmektedir. Tabi ki bu miliamper değerinin yüksekliği fiyatı ve sürüş sürenizle doğru orantılıdır. Miliamper değeri ne kadar yüksek ise fiyat ve sürüş süresi o kadar uzun olabiliyor.Kumanda içinse tek servosu olan bir kumanda sistemi yeterlidir. yeni başlayan modelciler için üzerinde milyon tane ayar yapabilmeye olanak tanıyan kumandalara ihtiyaç yoktur.Yalnız dikkat edilmesi gereken husus eğer çevrenizde modelci arkadaşlarınız varsa aynı frekanslı kumanda almamaya özen göstermelisiniz yoksa frekanslarınız karışacak ve aynı anda arabalarınızı kullanamayacaksınız. Bunlar dışında arabanızın pillerini (aküsünü) şarj edebilmek için de bir şarj aletine ihtiyacınız var. şarj aletleri ise dijital ve standart olarak ikiye ayrılabilir. şarj aleti alırken dikkat etmeniz gereken şey şarj aletinin hem nicd hem de nimh pilleri şarj edebilmesi olacaktır. Bu temel ekipmanlarınızı tamamladıktan sonra elektrikli model arabanızı keyifle sürebilirsiniz.

Elektrikli model arabaların avantajları:

- Elektrikli model arabalar yakıtlılara göre daha temiz kullanımlıdır. Arabanızı kullandıktan sonra yakıtlı modellere göre daha az bir temizlik gerektirir.

- Eğer yarışa girmiyorsanız motorları çok fazla uğraş gerektirmez. Sürebilmeniz için pili takmanız yeterlidir.

- Motorları kolaylıkla değiştirilebilir ve motorları benzinli modellerden çok daha ucuzdur

Elektrikli model arabaların dezavantajları;

- Standart halleriyle çok hızlı arabalar değillerdir. Bu bakımdan temelde yüksek hız arayan modelciler bu arabaları modifiye etmek zorundadırlar.

- Pilleri eğer doğru bakım ve saklama koşullarına uyulmazsa çok çabuk ömrünü tamamlayabilir.

- Uzun süre kullanabilmek için birkaç adet pilinizin olması gereklidir.

- Çok iyi bir elektrikli modele sahip olabilmek için başlangıç maliyeti benzinlilere oranla daha yüksektir


Yakıtlı Motorlar
Yakıtlı Model Araba Motorları

Yakıtlı model araba motorlarını, oldukça hızlı, sesiyle dikkat çekip insanları başınıza toplayacak, yeri geldiğinde sizi uğraştıracak fakat bir o kadar da zevkli küçük canavarlar olarak tanımlayabiliriz.
Bu küçük canavarlar aralarında çok çeşitli sınıflara ayrılır fakat biz bu yazıda sadece model arabalarımızda kullandığımız tek silindirli yakıtl motorlarını anlatacağız.
Önce sizlere bu motorlar hakkında birkaç teknik bilgi sunalım. Yakıtlı model araba motorları tek silindirli olup bu silindirlerin üst kısmını kaplayan soğutma kafasının üzerine bir buji yerleştirilmiştir. Buji kızdırıcı dediğimiz ekipman ile bujiyi ısıtır ve genelde, pull start adı verilen ve krank milini döndürüp içeriye karbüratörden benzin girmesini sağlayan ipi çekerek ilk patlamasını yapmasını sağlarız.
Bu kısa teknik detaydan sonra motorların çeşitlerini incelemeye başlayabiliriz. Bu motorlar konusunda çeşitli sınıflandırmalar mevcuttur. Onroad/offroad kullanım, hacim, beygir gücü gibi şekillerde sınıflandırılmaları mümkündür. Biz bu yazıda genelde kullanıldığı şekilde, yani motorları hacimlerine göre sınıflandırmayı uygun gördük
Yakıtlı model araba motorlarının standart dediğimiz şekli 0.12 motorlardır. Bu motorlar adlandırılırken kübik inç cinsinden hacmi dikkate alınır. Yani 0.12 motor dendiğinde motorun 0.12 kübik inç (yaklaşık 2.1cc ) olduğu anlatılmak istenir. Bazı istisnai durumlar sözkonusu olsa da standart bir onroad model araba aldığınızda üzerinde 0.12’lik motor gelecektir. fakat 0.12 lik olması sizi aldatmasın, bu motorlar bazen daha büyük hacimli olan 0.15 lik motorlardan daha fazla güç verebilmektedir. Onroad araba modelcilerinin en çok kullandığı motor tipi de 0.12 motorlardır. Bu motorlar 0.7 beygirden yaklaşık 1.8 beygire kadar çıkan modelleri vardır.
0.15 ve 0.26 kübik inç hacimli motorlar ise daha çok offroad-buggy tarzı araçlarda kullanılan ve küçük motorlara nazaran daha torklu motor tipleridir. Offroad-buggy tarzı araçlar daha büyük ve genelde daha ağır oldukları için kullanımda büyük hacimli motorlar görülmektedir. Motor hacmi büyüdükçe alınan güç de artar fakat bu artış doğru orantılı olmaz, mesela 0.21 lik motorun beygir gücü 0.12’lik motorun beygir gücünün mutlaka iki katı olacağı anlamına gelmez.
Bu yazıda yakıtlı model araba motorlarına kısa bir giriş yaptık, ilerleyen zamanlarda motorda kullanılan parçalar, teknik terimler, motor portları gibi konularla ilgili geniş bir makale yayınlayacağız.


Model araba nedir?
Bu yazımda, hepimizin peşinden koştuğu, fakat çoğumuzun tam bir tanımını yapamadığı “model araba” kavramının ne olduğu ve ne olmadığı konusunda yeni başlayan arkadaşları doğru yönlendirmek adına bilgi vermeye çalışacağım
Model arabalar, temel tanımı ile, birçok bileşenden oluşan ve her bileşeni ayrı olarak tekrar alabileceğiniz, profesyonel olarak çoğu Autocad programı ile tasarlanmış ve ölçeklendirilmiş arabalardır. Tanımda da göreceğiniz gibi, bu arabaların eskiyen veya kırılan parçalarını en küçük vidasına kadar temin edebilmek mümkündür. Bu açıdan bakıldığında, aldığınız bir model arabayı çok uzun yıllar boyunca kullanabilirsiniz.
Bu arabaların bir diğer farkı ise hemen hemen hepsinin az ya da çok, bir şekilde ayarlanabilir olmasıdır. Aldığınız model arabaya göre değişiklik gösterse de, üst seviye model arabalarda, gerçek arabalarda aklınıza gelen hemen hemen tüm ayarları yapabilmeniz mümkündür. Tabii gerçeğe yaklaşma ile model arabaların fiyatları arasında da doğru orantı vardır.
Model arabaları temelde güç kaynağında göre (elektrikli-yakıtlı), ölçeklerine göre (1/5-1/8- 1/10-1/12-1/18-1/24) ve kullanım alanlarına göre (onroad-offroad) olarak ayırmak mümkündür. Günümüzde en çok kullanılan ölçekler 1/10 ve 1/8’dir. Bunun yanısıra 1/5 ölçekli arabaların da kullanıcısı çoktur.


Hangi model araba ile başlamalıyım?
Model araba seçimi dikkatle yapılması gereken bir seçimdir. Kişiler, yapılan yanlış yönlendirmeler sonucu yanlış karar verebilmekte ve bu işten soğuyabilmektedir. Bunu en aza indirmek için aşağıda genel sınıflar için bir tablo yapmayı uygun gördüm. Yazacağım araçlar sadece yönlendirme niteliğindedir.
Öncelikle en önemli konu şudur, alacağınız model arabanın yedek parçası bulunabiliyor mu? Yedek parçasını bulamayacağınız bir model araba, artık bir model araba değil, olsa olsa vitrinde korunması gereken bir klasiktir. Bu açıdan, eğer bütçeniz ikinci el bir model araba almaya yetiyorsa ve bulduğunuz arabanın satıcısı, kendin bile yaparsın ya da almanyada var bunun parçası ama araştırmak lazım v.b. söylemlerde bulunuyorsa tek kelime ile uzak durun. Elinizde patlayacak bir model araba, sizi bir anda bu işten soğutabilir. Bu tür bir araba almak yerine başka fırsatları değerlendirmekte fayda var. Tekrar hatırlatıyorum, yedek parçası üretilmiyorsa o arabadan uzak durun, çünkü o model araba değildir. Karar vermeniz gereken ikinci konu nerede kullanacağınızdır. Eğer pistlere gidebilirim ve bu işe zaman ayırabilirim derseniz onroad arabaları tercih edebilirsiniz. Diğer taraftan, piste gitme imkanım olmaz, toz toprak heryerde kullanmak isterim derseniz, offroad size daha uygundur. İfadeleri çoğaltmak mümkün olsa da genel durum bu şekildedir. Eğer bulunduğunuz ilde bir pist yoksa fakat sürülebilecek temiz asfalt alanlar olduğunu düşünüyorsanız (karting pistleri, büyük marketlerin otoparkları v.s.) onroad düşünebilirsiniz.
Güç kaynağı konusunda ise temel durumu şöyle özetleyebiliriz. Eğer eliniz alet-edevata yatkınsa, mekanik ve motorlar ile ilgili iseniz, en azından piston, gömlek, karbüratör gibi konulardan haberiniz varsa yakıtlı arabalar sizin için uygun olabilir. Eğer bu konulara uzaksanız, alet edevat konusunda pek iyi olmadığınızı düşünüyorsanız, elinizin sürekli yağ içinde kalmasından rahatsız oluyorsanız, arabam sorun çıkarmasın pilini takıp kullanmak isterim diyorsanız elektrikli arabalar size daha uygundur. Elektrikli ve yakıtlı arabalar konusunda detaylı bilgiyi konu hakkındaki diğer yazılarımda bulabilirsiniz.
Ölçek konusu ise tamamen zevkinize ve nerede-nasıl kullanacağınıza bağlıdır. Yine de bu işe yeni başlıyorsanız önerim 1/10 sınıfında başlamanızdır. Modelcilerin birleştiği genel fikir de bu yöndedir.

Bu listeden sonra, son günlerde sıkça görülen “Nikko” araçlara değinmek istiyorum. Bu araçlar kesinlikle ve kesinlikle model araba değillerdir. Bu araçlar oyuncak sınıfında olup bir süre sizi idare edebilirler, hatta 1/10 ölçekte olanlarına yapılan modifikasyonlar ile düz yolda bir model arabayı geçebilirler fakat bu onların “oyuncak” olduğu gerçeğini değiştirmez. Örneğin salıncağını kırdığınızda vitrine koymak ya da japon yapıştırıcısı ile yapıştırmaktan başka seçeneğiniz yoktur. Ayrıca ayarlanabilirlik konusunda da seçenekleri yok denecek kadar azdır. Model arabalar pistlerde yarışırlar ve 1 düzlüğe karşı ortalama 12-13 virajı vardır. Bu açıda düzlükte hızlı giden bir nikko, viraj dönemedikten sonra hiçbirşey ifade etmez. Eğer elinizde nikko varsa, üzerine herhangi bir yatırım yapmadan onu o şekilde korumanızı tavsiye ederim. Fakat yeni bir model araba almayı düşünüyorsanız ve sizi nikkoya ya da nikkonuzu modifiye etmeye yönlendiren kişiler varsa emin olun modelcilikten anlamıyorlardır ve yanlış tarafa doğru yönlendiriliyorsunuz.



MOTOR BAKIMI

Yeni aldığınız motorunuz birkaç ay sonra performansını düşürmeye başladı ve sizde yüksek hız iğnesini biraz daha kısmaya başladınız.Bu durum bir süre daha böyle devam etti. Ancak motorunuz artık yeter dedi ve sizin istediğiniz performansı vermez oldu.Pervaneyi küçülttünüz, buji değiştirdiniz,yakıtı değiştirdiniz,karbüratörü temizlediniz,vesaire,vesaire ancak nafile.Motorunuz ömrünü doldurdu.
Pekala neden kısa sürede motorunuz elden çıktı?

Bunun birçok nedeni var.Burada kısaca bu sebeplerden bahsedeceğim.Öncelikle motorunuzun öldüren üç büyük düşman vardır.Bunlar yüksek ısı, sürtünme ve yabancı madde hasarıdır.Ancak bu üç düşmanı hazırlayan sebepler vardır.Bunlar:

1. Motorun kendisi

2. Yakıt

3. Pervane

4. Buji

5. Motorun uçak üzerindeki yeri

6. Eksoz

7. Spinner

8. Motor yatağı

9. Motor ayarları

10. Uçuş şartları ve pilotun alışkanlıkları

11. Motora yapılan bakımlar

12. Rodaj

13. Kaza sonrası motorun bakımıdır.

Şimdi tek tek bu konuları ele alalım.


1. Motorun kendisi:
Diyeceksiniz ki motorun kendisi ömrünü nasıl azaltır.Bunu güzel bir atasözümüz kısaca açıklıyor. "UCUZ ETİN YAHNİSİ TATSIZ OLUR" Motorların fiyatlarına bakarsanız farklı farklıdır.Neden farklı farklı ? Her firma farklı kalitede malzeme,farklı üretim tekniği ve teknolojisi ,farklı üretim teçhizatı kullandığı,farklı kalite anlayışı olduğu için üretilen motorların ömürleri de birbirine göre farklı olmaktadır.Hatta bazı firmalar ürettikleri parçaları sıkı bir elemeden geçirerek en kusursuz parçaları seçip özel seri olarak piyasaya sürmektedirler.Dolayısı ile motorların ömürleri de farklı olmaktadır.

2.Yakıt:
Kullandığınız yakıtın kalitesi,içindeki yağ ve nitro oranı,yakıtınızın temizliği motorunuzun ömrünü direkt olarak etkiler.Kalitesiz bir yakıt yandığında daha az enerji ortaya çıkaracaktır.Buda motorunuzun performansını azaltacaktır.Dolayısı ile iğneyi biraz daha kısmak zorunda kalacaksınız.Buda motora giden yağ miktarını azaltacak ve motorda sürtünme artacak,sürtünme ise ısıyı arttıracak ve motorunuzun ömrü yavaş yavaş azalacaktır. Ayrıca gereğinden fazla nitro ise motorun iç ısısını arttırarak motorunuzun ömrünü azaltacaktır.Gereğinden az yağ olur ise yağlama azalacağı için aşınma fazla olacaktır.
Günümüzde hemen hemen bütün modelciler yakıtı motora göndermek için yakıt pompası yerine eksoz gazının basıncını kullanarak yakıt deposunu tazyikleyip yakıtı motora göndermektedir.Ancak motor içersinde yakıt yandığında geriye bir miktar yakıt ve yağ kalmaktadır.Bu kalan yakıt ve yağ asidik özelliğe sahiptir.Ayrıca azda olsa metal parçacıkları ihtiva eder.Bizde yakıt tankını tazyiklemek için eksoz basıncını kullandığımızdan bu bir miktar asidik yağ ve yakıt tekrar depoya geri giderek temiz yakıta karışmaktadır.Bu asidik yağ ve yakıt özellikle motor bilyalarında korozyona sebep olmaktadır.Korozyonlanan bilya ise hem sürtünme yaptığı için motor performansını azaltır hem de titreşime sebep olarak motorunuzun ömrünü azaltır.Bu arada şuna da dikkat edin.Her uçuştan sonra yakıtımızı tekrar geriye yakıt tankımıza boşaltırız.Bu arada eksozdan uçağın deposuna gelen asidik özelliğe sahip yakıt ve yağ,uçağın deposundan yakıt tankımıza geçer.Böylece yakıt tankımızda kirlenmeye başlar.İşte bu yüzden bir-iki hafta sonra yeni yakıtınızın renginin kararmaya başladığını görürsünüz.Bunu engellemek için iki ayrı yakıt tankı kullanın .Birincisi temiz yakıt tankınız,ikincisi ise kullanılmış yakıt tankınız olsun.Uçuşunuz bittikten sonra motordan boşaltacağınız yakıtı kullanılmış yakıt tankına boşaltın.Temiz yakıtla karıştırmayın.Bir sonraki hafta ilk önce kullanılmış yakıt tankındaki yakıtı motora ekleyin ve üzerine temiz yakıt tankından yakıt ilave edin.Böylelikle yakıtınızın kirlenmesini minimuma indirmiş olursunuz.
Yakıt deponuzun ağzını açık bırakmayın.Bu yakıtınızın içindeki nitro ve metil alkolün uçmasına sebep olur.Ayrıca yakıtınızın ana maddesi olan metil alkol havadaki rutubeti sünger gibi çeker.Böylece yakıtınıza su karışmış olur.Buda motorunuzda korozyona sebep olur.
Son olarak da hem yakıt deponuzda hem de uçak üzerinde yakıt filtresi kullanın.Bu filtreler motora giden yakıttaki pislikleri tutacağından hem istenmeyen anlarda motorun iğnesini tıkayarak motorun durmasını engeller hem de yakıt sisteminde yakıt akışını kısıtlayarak özellikle burun yukarı uçuşlarda motorun fakir çalışmasını engeller.


3.Pervane:
Bazı modelciler özellikle motorları yeni iken daha fazla hız ve performans elde etmek için motorlarına daha büyük çaplı ve adımlı pervaneler takmaktadırlar.Her pervane çapının ve adımının arttırılışı motora ekstra yük getirmektedir.Bunun sonucu olarak iğne biraz daha kısılmakta ve motora giden yağ azalmaktadır.Buda motorun ömrünü azaltmaktadır.Bu yüzden gereğinden fazla büyüklükte pervane kullanılmamalıdır.bunun tam tersi olarak da gereğinden küçük pervanede motorun dizayn edilen devrinden fazla dönmesini sağlayacağı için motor aşırı ısınır ve sürtünme artarak motorun ömrü azalır.Ayrıca pervanenizin balansı mutlaka yapılmış olmalı.Eğer pervaneniz balans yapıyorsa mutlaka değiştirin.Bu balans bir süre sonra motor bilya ve yataklarının aşınmasına,motor ve uçak üzerindeki tüm bağlantı noktalarının gevşemesine sebep olur.

4.Buji:
Uygun olmayan buji kullanımı motor devrini düşünür.Motor performansını arttırmak içinde iğne kısılır.Buda yağlamayı azaltarak motorun ömrünü azaltır.Ayrıca gereğinden daha sıcak buji kullanımı da motorun sıcak çalışmasına sebep olur ve ömrünü azaltır.

5.Motorun uçak üzerindeki yeri:
Motoru uçağa istediğiniz gibi takabilirsiniz.Ancak dikkat etmeniz gereken husus motorun soğuması için yeterli hava akımının sağlanmasıdır.Özellikle kapalı cowl içinde kalan motorların soğutulması problemdir.Eğer motorunuzu yeterince soğutamazsanız aşınma fazla olacağından motorunuzun ömrü azalır.

6.Eksoz:
Bazı modelciler motorlarına farklı marka motorların eksozlarını takmaktadırlar.Yada scale modellerde cowl içinde kalan özel eksozlar kullanmaktadırlar.Bu yüzde yüz yanlış değildir.Ancak burada dikkat edilmesi gereken konu kullanılan eksozun eksoz gazını tamamiyle dışarı atabilmesidir.Eğer eksoz motordan çıkan gazları tamamiyle dışarı atamazsa bu gazlar motor üzeride geri basınç oluşturarak hem motorun performansını düşürür hemde motorun daha sıcak çalışmasına sebep olur.Buda motorun ömrünü azaltır.Ayrıca eksoz tazyiği karbüratöre yakıt göndermede yetersiz kalırsa yüksek hızda,özellikle burun yukarı uçuşlarda yakıt akışı azalarak motorunuz fakir çalışır.Buda motorunuzun ömrünü azaltır.

7.Spinner:
Spinnerleriniz kaliteli ve mutlaka balansı yapılmış olmalı.Eğer spinneriniz balans yapıyorsa mutlaka değiştirin.Bu balans bir süre sonra motor bilya ve yataklarının aşınmasına,motor ve uçak üzerindeki tüm bağlantı noktalarının gevşemesine sebep olur.

8.Motor yatağı:
Kullandığınız motor yatağı motorunuza uygun büyüklükte ve güçte olmalıdır.Eğer motor yatağı zayıf kalıyorsa bu motora titreşim yaptırır.Buda motorunuzun ömrünü azaltır.

9.Motor ayarları:
İki zamanlı motorlarda motor ayarına karbüratör ayarları dışında müdahale edemezsiniz.Ancak dört zamanlı motorlarda zamanlama ayarı ve süpap ayarlarının tam olması gerekir.Eğer bunlar yanlış ise motorunuz ya hararetli çalışır yada performansı düşük olur.Hararetli çalışırsa aşınma fazla olur ve motor ömrü azalır.Performansı düşükse iğneyi gereğinden fazla kısarsınız buda aşınmaya sebep verir.Ayrıca her iki tip motorda da yüksek hız iğnesini çok kısmak motorun fakir çalışmasına sebep vererek ömrünü azaltır.

10:Uçuş şartları ve pilotun alışkanlıkları:
Çok sıcak havalarda uçmak,sürekli yüksek süratlerde uçmak,tozlu ortamlarda uçmak hep motorunuzun ömrünü azaltır.Ayrıca uçağın büyüklüğüne uygun olmayan motor seçimi de motorun ömrünü azaltır.Örneğin 46 lık OS FX iki motorundan birisinin 3 Kğ´lık bir uçağa takıldığını diğerinin de aynı özelliklere sahip 4 Kğ´lık uçağa takıldığını düşünelim. 4 Kğ´lık uçağa takılan motorun ömrü daha kısa olacaktır.Çünkü ağır uçağın iniş,kalkış ve uçuş sürati daha fazla olacaktır.Bunu sağlamak için motor daha devirli çalışmak zorundadır.Bu yüzden ömrü daha kısa olacaktır.Buna ilaveten her kazanızdan sonra tamir sebebiyle uçağınızın ağırlığı başlangıca göre artacaktır.Buda motorun üzerine ekstra yük getirecektir.Her 1 gramlık artış motorunuzun ömründen çalacaktır.Ayrıca bazı pilotlar uçaklarını fazla koşturmadan kaldırmaktadırlar.Özellikle uçağınızı tutup motorunuzu tam devirde çalıştırırken serbest bıraktığınızda depodaki yakıtın hızı başlangıçta sıfırdır.Uçak süratlendikçe yakıtın hızı da artarak uçağın hızına erişir.Ancak başlangıçta yakıtın hızı sıfır olduğu ve sizinde uçağınızı bıraktığınızda hızla ileriye fırladığında yakıt uçağın gerisine doğru hareket etmek ister.(Arabada birden hızlandığınızda koltuğa yapıştığınız gibi)Buda motorun tam gazda fakir kalmasına sebep olur.Eğer iğneniz fazla kısık ise bu etki daha fazla olur.Hatta bazı motorlar kalkış sırasında yada irtifa almaya başladığınızda bu yüzden durur.Birde pilot yeterince hızlanmadan yüksek açı ile tırmanmaya başlarsa motor iyice fakir kalır.Motorunuz belki durmayabilir.Ancak yavaş yavaş ömründen kaybeder.Kötü bir alışkanlık.Motorunuzu sevmiyorsanız devam edin.
Kalktığınız pist taşlı ve kumlu ise her uçuştan sonra motorunuzu temizlik yönünden kontrol edin.


11.Motora yapılması gereken bakımlar:
Uçuş sırasında bir miktar yakıt ve yağ karbüratörden,hortumlardan,contalardan sızarak motorunuzun ve eksozunuzun üzerine yapışır.Zamanla kuruyarak sert ve siyah bir tabaka oluşturur.Bu tabakada motorun soğumasını engelleyerek sıcak çalışmasına sebep olur.Sıcak çalışmada aşırı aşınmaya sebep olarak motorunuzun ömrünü azaltır.Bu birikimin engellenmesi için öncelikle kaçakları giderin.Sonra her uçuştan sonra motorunuzu silin.Eğer yinede birikim oluyorsa belirli aralıklarla temizleyin.
Uçuş bitiminde depo içersinde yakıt bırakmayın. Yakıtı geri boşaltın.depoda kalan yakıt havadaki rutubeti emer.Buda motorda korozyona sebep olur. Ayrıca yakıt boşalttıktan sonra motorunuzu tekrar çalıştırın.Bu motorun içinde kalan yakıtı temizler. Eğer motor içinde yakıt kalırsa bu yakıt havadaki rutubeti emerek korozyona sebep olur.
Uçuş bitiminden sonra bir miktar yağı eksozdan içeri ve karbüratörden içeri damlatarak motoru yağlayın. Pervaneyi elinizle birkaç tur çevirerek yağın motorun içine girmesini sağlayın.
Uçuşa başlamadan önce motor üzerinde,özellikle karbüratör hava girişinde herhangi bir küçük kum, toprak, iplik, saman, ot parçası vb. malzeme olmamasına dikkat edin. Eğer bu tür malzemeler motor içine girecek olursa yumuşak olsalar bile çok hassas olan piston ve gömlek yüzeyinde çizikler oluşturabilir. Uçuş aralarında ve uçuş bitiminde de bu kontrolü yapın.
Eğer motorunuzu komple dağıtıp yeniden toplamanız gerekiyorsa pistonu gömlekten çıkarmamaya ve pistonu gömlek içinde çevirmemeye çalışın. Eğer pistonu gömlekten çıkarmanız gerekiyorsa mutlaka bir işaret koyarak söktüğünüz gibi takın. EĞER BUNU YAPMAZSANIZ BİR-İKİ UÇUŞTAN SONRA MOTORUNUZU ÇÖPE ATMAK ZORUNDA KALIRSINIZ. Neden ? Piston ve gömlek imalat sırasında CNC tezgahlarda çok hassas tolerans oranları ile dairesel olarak işlenir. Piston ve gömlek arasında çok az bir boşluk vardır. Özellikle sekmansız motorlarda. Siz motorunuzu rodaj yapıp uçmaya başladığınızda piston gömlek üzerinde kendine bir yuva açar. Herkes pistonun ve gömleğin yuvarlak olarak aşındığını sanır. Oysa piston ve gömlek yumurta biçiminde aşınır. Çünkü yanma zamanı sırasında pistonu aşağı iten kuvvet sıkıştırma zamanında pistonu yukarı iten kuvvetten çok daha fazladır. Bu yüzden piston ve gömleğin bir yüzeyi fazla bir yüzeyi daha az aşınır.Teknikte çok aşınan yüzeye büyük dayanma yüzeyi,az aşınan yüzeye küçük dayanma yüzeyi denir. Ayrıca eksoz portu bölgesinde sıcaklık daha fazla olduğundan pistonun bu eksoz portu tarafında olan yüzeyi daha fazla aşınır. Eğer siz pistonu gömlekten çıkardığınızda 180 derece ters çevirip takarsanız pistonun çok aşınmış tarafı ve gömleğin az aşınmış tarafına, pistonun az aşınmış tarafı gömleğin çok aşınmış tarafına denk gelir. Birde motoru böyle çalıştırırsanız bir iki uçuş sonunda pistonunuz ve gömleğiniz iyice aşınacağı için motorunuz elden çıkar. Eğer motorunuz sekmanlı ise sekmanı sökerseniz onu da ters takmamaya dikkat edin.


12.Rodaj:
Rodaj sırasında yapılacak hatalar motorun ömrünü baştan kısaltmaktadır. Bu yüzden motor rodajına (Bknz Rodaj.htm)çok dikkat edilmelidir. Yapılacak en büyük hata yüksek hız iğnesinin fazla kısılmasıdır. Daha sonrada ilk birkaç uçuşta motorun aşırı zorlanmasıdır. Bü yüzden ilk uçuşlarda motora fazla yüklenilmemeli aşırı dikey çıkışlar ve süratten kaçınılmalıdır.

13.Kaza sonrası motor bakımı:
Kimsenin başına gelmesini dilemem ancak eninde sonunda her modelcinin başına bir şekilde geliyor. Öncelikle bir kazadan sonra motor gözle kontrol edilmelidir. Dış yüzeyinde toz, toprak, taş vb parçalar olmamalıdır. Kontrol amaçlı motor mili kesinlikle çevrilmemelidir. Çünkü karbüratörden içeri girebilecek bir küçük taş parçası yada çarpma sırasında motor içinden kopabilecek bir metal parçası piston ve gömleği çizebilir. Bunun için motorun içi açılarak tamamen temizlemeden kesinlikle milini çevirmeyin. Krank milinde eğrilik olup olmadığını gözle, mümkünse kompratörle kontrol edin. Eğer eğrilik varsa düzeltmeye çalışın, mümkünse yenisi ile değiştirin. Krank milinde olan eğrilik motorda balans sorunu yaratacaktır. Bilyaları kontrol edin. Düşme esnasında özellikle sert zeminlerde bilyalar hasarlanır ve boşluk yaparlar. Buda motorda balansa sebep olur. Mümkünse bilyaları değiştirin. Bujinizi söküp kontrol edin. Darbe sırasında sıcak buji flamanı koparak silindirin içine düşebiliyor. Eğer motorunuz havada durmuş ve siz pist yerine araziye iniş yapmışsanız motorunuzun etrafını özellikle karbüratör hava girişini temizlik yönünden kontrol edin.

GÜÇ KAYNAĞI
Sorduğunuz sayısız sorulara cevap olarak, bu ay şu malum iğne ayarı sorununa yoğunlaşacağız.
Bu yazı bayinizin raflarına girmeye başladığında, 2003 yılı uçuş sezonunun güçlükleri çoktan yerini almış olacak. Bu, benim açımdan, kendilerini çokca ortaya koydukları için, genellikle incelenecek birkaç motor problemi demektir. Havalar düzelip uçuş fırsatları arttıkça, haftadan haftaya geometrik olarak şişen posta kutumda bunun teyid ediyor. Söz konusu motor, yeni ve sahibi daha elini sürmemiş olabilir. Veya uzun zamandır kullandığınız , sevdiğiniz ve eskimeye yüz tutmuş, hatta çok uzun zaman yatmış da olabilir. Ama bizi üzen hikaye genellikle aynıdır. Sözün özü, esrarengiz ve hain rölanti ayar vidası ile onun zayıf yanları hemen hemen her zaman sorunların merkezini oluşturur. Modern R/K motorların merak uyandıran ve göz korkutan parçası olmaya devam eden rölanti ayar vidası şüphesiz budur. Buna rağmen, bir bütün olarak karbüratör, genellikle anlaşılmamış görünüyor. Her zaman güvendigim saatçı tornavidamla önümde yatan eski dostum için bir iki parmak oynatışım ve mailler dizisi, yönümüzü açıkça ülke çapındaki ve insanların beklemediği bu güçlüğe çeviriyor. Bu nedenle tüm Güçkaynağı sayfasını karbüratör ayarı konusuna ayırmaya karar verdim.

Hurafeleri Yıkmak Şimdi, R/K karbüratörün temel kavramlarından ve aynı şeyleri sahada nasıl kontrol altında tutacağımızdan giderek, birkaç çok bilinen hurafe ile olaya başlayalım.


Hurafe 1
Bunların ilki, çok kimse tarafından inanılan, ve aslında cesur ve yeni bir modelciyi en kötü şekilde hayal kırıklığına uğratan bir tanesidir. Tabii ki kesinlikle mümkün olmayan ´Bu marka motorlar rölanti ayarı fabrikada yapılmış olarak gelirler, bu bana yeter´ şeklinde olanıdır. Kutunun üzerindeki etiket de dese, pahalı bir mekanizma da olsa, bu şiirsi söylem hiçbir zaman gerçek olamaz. Dünyanın en iyisi bile olsa, hiçbir üretici sizin yakıt ve buji seçiminize, havadaki neme, pervane yüküne, veya karışım ayarlarına etkisi olan diğer etkenlere göre fabrika ayarı yapamaz. Evet, fabrika bir dereceye kadar rölanti ve ana iğne ayarlarını yapabilir ama bu geniş bir alandaki herhangi bir yer olabilir. Hepsi bu. Yani, motoru modelinize monte ettikten sonra kendi payınıza düşeni yapmak zorundasınız. En kötü senaryoya göre ise, her iki iğnede beklenenin çok dışında olabilir. Bunun nedeni fabrikada imalat hattındaki değişiklikler veya model mağazasında anlatırken müşteriyi ikna etmek için mekanik kısımlarla oynamak olabilir.

Hurafe 2
Bir sonraki yalnış inanış ise, ´Rölanti zaten ayarlı, yıllar önce yapmıştım.´ şeklindedir. Bunun anlamı, taş devrinde bir ayar yapılmıştı ve o zamandan beri de hep doğruydu, bir daha dokunmak gerektiğini sanmıyorum´dur. Ortalığı kırıp dökmezsiniz (herzaman değil tabii), hadi ayarlamayı bir deneyin. Eğer doğru dürüst yapamazsaniz ne kaybedersiniz. Her zaman eski yerine getirebilirsiniz.

Aynı temaları işleyen pek çok çeşit var. Eğer bir süredir uçuş yapıyorsanız, bu konuların çoğu size zaten açılmıştır. Ama çabucak kesip konumuzu izlersek, mistik bir atmosfer ve anlamlı da olabilecek noktalarıda çevreleyen korkunun varlığı göze çarpar. Ayarların en önemlisi, şu rölanti karışım ayarı Motor bir bütün olarak göz önüne alınırsa, bilinen adı ile rölanti iğnesi, veya hava sızdırmalı tip karbüratörlerde, rölanti sızdırma vidası, motorunuzun nasıl performans göstereceğine düşünebileceğinizden de fazla etki eder. Eğer gazı, bazı pilotların tercih ettiği gibi bir açma kapama anahtarı değilde oransal bir kontrol aracı olarak algılarsanız, elbette çok daha fazlası Eğer basitçe gaz kolunu kalkışta sona dayayıp depo kuruyana kadar da öyle bırakmaktan suçluysanız, bunların çoğu sizin için lüzumsuz bilgi olacaktır. Belki kendinize hız (pylon) yarışlarında bir gelecek düşünebilirsiniz.


Ayar Yapma
Tamam, yeterli teori ile motorumuzu modelimize yerleştirdik. Peki en yüksek performansı nasıl alacağız? Ve özellikle, esas hedefimiz olan güvenilirlik için ayarı nasıl yapacağız? Güvenilir ve sürekli performans, motorun vereceği salt son gücüne ulaşmaktan çok daha ileri bir öneme sahiptir. Yani pratikte motoru, hem neredeyse tamamen boş hemde dolu bir depo ile çalışabilecek şekilde ayarlamak gerekir.Ve deneyimsiz kimselerin sıklıkla düştükleri hata da budur.

YS 4 zamanlılar ve benzerlerindeki pompalı sistemleri ve modelin herhangi bir zamandaki davranışını bir kenara bırakarak düşünürsek, motorlarımız, çoğu işi yer çekiminin yaptığı ve egsozdan gelen az bir basıncın yardımıyla çalışırlar. Bunun hassas motor ayarlarınız için ne anlama geldiğini anlamak için plastik bir meşrubat şişesi ile şu basit okul deneyini yapın. Şişeyi suyla doldurun, ortasına ve dibine yakın bir yere birer delik açın. Üzerindeki suyun basıncından dolayı alttaki delikten akan suyun nasıl daha uzağa gittiğine bir bakın. Aynı şey yakıt deponuz için de geçerlidir. Yani motoru ayarlamanıza yardımcı olacak, en başından yapmanız gereken şey, tüm ayarlarınızı deponuz yalnızca yarım dolu iken yapmaktır. Böylece bir ortayol ile başlamış olursunuz.


Ne Ne yapar?
Bir süredir motorla uğraşan kimseler için bu gayet açık bir şey olabilir ama bana en çok sorulan sorulardan biridir . Asıl iğne (main needle), yakıt akışını karbüratörün yalnızca sonuna kadar açık olduğu durumda ayarlar. Bu cümleyi tekrar okuyun ve anlamını iyice sindirin. Asıl iğne, yakıt akışını karbüratörün YALNIZCA SONUNA KADAR AÇIK olduğu durumda ayarlar. Ve evet, bütün diğerlerine etki eder. Hava sızdırma vidası veya ikinci iğne, ana iğnenin ayarı ile etkileşir ve artan veya azalan sonuçlar doğurur. Ancak ana iğne ayarının yapılması sırasında gaz çubuğunun tek konumu sona dayanmış olmasıdır.

Motorunuzu ayarlamaya çalışmayı düşünmeden bile önce karbüratörün hava girişine bir göz atın ve gaz çubuğu en sona dayalı iken venturinin tam açık olduğundan emin olun. Arkasından gazı kapayın ve, trim motor stop konumunda iken, silindirin hava giriş yolunu tamamen kesmesini sağlayın. Bunları yaptıktan sonra gaz çubuğunu orta konuma getirin. Arkasından venturiye baktığınızda göreceğiniz şey gaz silidirinin yarı açık olduğudur. YALNIŞ Tabii ki yarım gaz yarı yoldur değilmi? Pek sayılmaz. Çünkü hedefimiz, çubuğun yarıya kadar olan hereketi ile motorun en üst hızının aşağı yukarı yarısına gelmektir. Eğer bir takometre ile devirini ölçerseniz, motorun yarı hıza karbüratör hareketinin yarısından çok daha önce ulaştığının çabucak farkına varırsınız. Gaz kolunu ve servo diskini hareket ettirip düzgün doğrusal bir sonuca ulaşmak için biraz zaman harcamaya değer. Bunun için aşırı titizlik göstermenize gerek yok, ama ideal duruma ulaşmak için de bunu bir sorun olarak kabul ederseniz uçuşlarınız çok daha zevkli geçecektir.


Artık kumandamızla uyumlu hareket eden bir karbüratör silindirimiz ve, yapılabilecek herşeyi yapılmış, yani R/K ayarları optimuma getirilmiş bir motorumuz var. Rölanti ayarı için bu aşamada yapılabilecek şey, eğer gerek varsa, motoru tamamen kapatacak trim veya bazı gelişmiş kumandalarda olan gaz kapama düğmesinin ayarını yapmaktır. Şimdi motorunuzu çalıştırıp ayarını yapabilirsiniz.


Ana İğne
Birçok motor için, başlangıçta ana iğnenin bir ila üç tur arasında biryerlerde açık olması gerekir. Deneme yanılma kısa zamanda sizi ortalama biryerlere getirir, ancak başlangıçta (yakıtın havadan fazla olduğu) zengin tarafta yanılmanız tercih nedeni olacaktır. Gazınızı aşağı yukarı dörtte üç olacak şekilde açın, motorunuzu çalıştırın, bir dakika kadar ısınmasını bekleyin. Şimdi yavaşça gazı sonuna kadar açın. Çubuğu bir açma kapama anahtarı gibi bir anda pat diye sona dayamayın. Bay Futaba ve dostları, oransal kontrolun gelişiminde sizin için pekçok araştırma yaptılar, bu imkanı kullanın. Sesini ve verdiği tepkiyi dikkate alarak, aynı arabanızda yaptığınız gibi, motoru doğrusal ve düzgün bir şekilde son devirlerine çıkarın.

Eğer ana iğne ayarında zengin tarafta hata yaptıysanız, ki amacımız buydu, gazınızı sonuna kadar açın. Her defasında birkaç tık olmak üzere ve aralarda biraz bekleyerek motor düzgün bir şekilde çalışana ve tok bir ses verene kadar ana iğneyi yavaşça kısarak ayarlayın. Tam bunu hissettiğinizde, motor hafifçe yavaşlayacak şekilde iğneyi bir yada iki tık AÇMAK yeterli olacaktır.

Modelin burnunu 60 derece kadar yukarı kaldırın ve motor sesindeki değişime kulak verin. Devir sayısındaki artış istediğimiz şeydir. Azalış ise iğneyi biraz daha açmamız gerektiği anlamına gelir. Bütün bunları deponuz yarım dolu veya biraz altında ve gazınız tam açık iken yapın. Aksi takdirde yaptığınız çalışmanın bir anlamı kalmaz.


Rölanti İğnesi
Artık motorumuz tam gazda düzgün bir şekilde çalıştığına göre, dikkatimizi şu göz korkutan rölanti karışım ayarına çevirebiliriz. Bunun neden ürkütücü olduğu benim dışımda olsada bu kesinlikle böyle. Biraz sonra anlatacaklarımız başarıyla sonuçlanana kadar artık bir daha ana iğne ayarına dokunmamalısınız. Çünkü aksi takdirde ta en başa geri dönersiniz. Karbüratör yarı açık iken ana iğne ile oynayan insanların sayısı, beni şaşırtmaya devam ediyor. Yapmayın, yararsız

Böylece artık ana iğne ayarını bir kenara bırakarak gazı aşağı yukarı dörtte bire kadar kısın ve motorun sesini dinleyin. Nasıl bir ses veriyor , zengin - fakir? Hangisi bir ipucunuz yok. Zengin motor, kısmen açık gaz ile çalışırken tamamen en üst devirlerdeki gibi ses verir ki bu makuldur. (Biliyorum bu aşamada birşeyler yapmaktan hoşnutsunuz). Ve tabiri caizse, yeni başlayan veya kısmen deneyimli modelcilerin tökezlediği yer burasıdır.

Eğer motorunuz kısmen açık gaz ile zengin çalışıyorsa yapacağınız şey ana iğneyi ayarlamaktır, öylemi? Hayır, hayır, hayır, HAYIR, şu iğneyi yalnız bırakın, o ayarlı ve bundan sonra öyle kalmalı. OS, Super Tigre veya benzerlerindeki diğer nazik insanlar düşük hızlardaki ayarları da yapabilmeniz için size başka bir tane verdiler. Ve bu küçük şeytan hakkında kendinizi bilgilendirmenin zamanı geldi.

Düşük hız iğnesini ayarlamak için, ana iğne ayarı için yaptıklarınızla tamamen aynı davranın. Tam olarak aynı işi, aynı şekilde yapar. Tek farkı daha küçüktür ve bizim sakarca dokunuşlarımıza karşı daha hassastır. Ben, başlangıç olarak vericinin çubuğunu çeyrek gaza ayarlamayı, bu işe en iyi yaklaşım bulurum. Böylece, motor biraz yüksek rölantide çalışsada (yaklaşık 3000 devir diyelim) en azından çalışmasını sürdürür. İkinci iğneyi sadece çeyrek turlar ile ayarlayın (bu aşamada nerede olduğunuzu bilmediğinizden herhangi bir yönde) ve bekleyin. Bu BEKLE kısmı çok önemlidir. Yaptığınız değişikliğin etkisini göstermesi zaman alacaktır. Eğer bu çeyrek tur ile devir arttıysa aynı yönde bir çeyrek daha çevirin ve tekrar bekleyin. Ve bir artışın olmadığı noktaya ulaşana kadar bunu yapmaya devam edin. Eğer motor yavaşladıysa yalnış yöne doğru başlamışsınız demektir.

O zaman geri çevirin ve öbür tarafa doğru başlayın, en üst devir ayarını bulana kadar her seferinde çeyrek tur. Nefes alın ve rahatlayın, işin büyük kısmını yaptınız. Herhangi bir şeyi mahfetmediniz öyle değilmi? Harika

Karbüratörün Karşılık Vermesi
Son olarak motorunuzun, gaz çubuğunun hareketine güvenilir bir şekilde karşılık vermesini sağlamalısınız. Yüksek ve düşük, her iki hızda da düzgün bir şekilde çalıştığını biliyorsunuz. Öyleyse yapılacak geri kalan şey motorunuzun bir taraftan öbür tarafa düzgün bir geçiş, veya mümkün olduğu kadar düzgün bir geçiş yapmasıdır. Bu bağlamda, bütün her şeyi karbüratör performansı ve tasarımının yaptığı bazı motorlar, diğerlerine göre daha iyidirler. Ancak, günümüzde motorların hepsi bu açıdan oldukça iyidirler.

Karbüratörü aşamalı olarak açın ve dinleyin. Çubuğu bir anda itiverip sonrada motorun duraksamasına veya öksürmesine şaşırmayın. Aksine gaz çubuğunu uçuştaki gibi hareket ettirin ve zavallı motora bu hareketi yakalaması için bir şans verin. Eğer motor sağlıklı bir ses veriyorsa şöyle bir sırtınıza vurun ve uçuşa gidin. Eğer motor isteksiz ve stop edecek gibi görünüyorsa rölanti iğneniz az biraz (az derken gerçekten ?az? kastediyorum) fakir taraftadır. İğneyi çeyrek tur ters tarafa çevirin ve tekrar deneyin. Birkaç deneme yanılma ile uygun noktayı bulacaksınız. Diğer taraftan, tersi bir durumda, eğer motor karbüratörün ağzından yakıt damlaları saçarak, genellikle de fazla temiz olmayan bir sesle, devirlenmekte zorlanıyor ve birtakım ıslak sesler çıkarıyorsa, rölanti iğnesi hafif zengindir. Bu durumda çeyrek tur (veya daha az) içeri doğru çevirmek gerekir. Son olarak, tamamlamak için, küçükte olsa ikisi arasında etkileşimler olacağından, tam gazda ana iğnenizi bir kez daha kontrol edin. İhtimal tekrar ayarlamak gereği duymayacaksınız.


Yarışlara hazırlık...


Değerli Arkadaşlar,
Aşağıda vediğim bilgiler yarışlara katılacak arkadaşların nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda bilgiler içermektedir. Faydalı olacağını umuyorum.



1.Lastikler
Lastiklerinizin yere max. oranda tutunması gerekiyor. Bu sebeple foam lastik kullanmanızı tavsiye ederim. Kauçuk esaslı lastik kullanıyorsanız iç lastik kullanmanız çok iyi olur.

Foam lastik tavsiyeleri;
GQ, 1/10 TC foam Tire (set)
Arrows, 1/10 TC Foam Tire (set)

Kauçuk Lastik ve iç lastik tavsiyeleri;
HPI Slick belted
Tamiya Gri iç lastik

Toe-in / Toe-out
Arka lastikler: Toe-in
Ön Lastikler: Virajları çok olan pistler için Toe-Out, Düzlüğü çok olan pistler için Toe-in


2. Motor, yakıt ve ekipmanları
Mümkünse yakıtın nitro oranını bir miktar yüksek seçin 25, 30. Oranların yüksek olması arabanızı biraz zengin kullanmanızı ve bu zengin ayarda da iyi performans almanızı sağlayacaktır.
Yakıt filitresi kullanmayı ihmal etmeyin, asıl görevinin yanında aluminyum olduğu için geri dönüşden gelen sıcak havayla ısınan yakıtın soğumasını da sağlayacaktır.
Yakıt hortumunu bir miktar uzatıp uzun olan kısmı uygun olan bir yerde 2 tur halka yapıp bağlayın (yakıt filtresini bu halkadan sonra bağlayın).
Uzun yakıt hortumu yakıtı bir miktar soğutacaktır. Ayrıca arabanın ters dönmesi durumunda,yakıt deposundan yakıt gelmeyeceği için arabanızın bir miktar daha çalışır durumda kalmasını sağlayacaktır. (bu durumlarda pit görevlisi arabayı düzelttikden sonra yakıt ikmali için pite kadar gelme şansınız artar. Belki de öksürüp aksırıp yoluna devam edebilir..
Antrenman sırasında uygun olduğunu düşündüğünüz karburatör ayarlarıyla 1 depo yakıtın kaç tur, ya da kaç dakika gittiğini ölçün ve pit adamıyla 1 dakika yada 1 -2 tur öncesinden sizi uyarmasını söyleyin
Eksozt-manifold bağlantınızı sağlamlastırın, sağlam olmaması durumunda darbe aldığınızda kolayca birbirinden ayrıldığını göreceksiniz. Bu geçici olarak sizi yarış dışı bırakacaktır.
Mümkünse, yarış öncesi antrenmanları yarışlarda beraber olacağınız pit elemanı arkadaşınızla yapın.
Motorda tubing vs gibi extra şeyler varsa çıkarın. (Kabul edilecek mororların en güçlüsü 0.12, 3 port turbo olanlardır.)


3.Kumanda-Pil ve Elektrik aksamı
Pillerinizin performansını olması gereken noktaya çıkarmak için mutlaka 4-5 defa Cycle (deşarj-Şarj) yapın (quick şarj, fast değil). Bu özellikle transmitter-receiver pilleriniz için geçerli. Elektrikli arabalarda kullanılan bataryalar çoğunlukla sonuna kadar kullanıldığı için çok gerekmeyebilir.
Mümkünse yanınızda yedek pil/batarya getirin.
Varsa receiver pilinin durumunu gösteren voltmetre vs kullanın.
Buji ısıtıcınızın ve bataryasının sağlam olduğundan emin olun.
Araba üzerindeki bağlantıları muntazam yapın ve kontrol edin en küçük bir aksaklık hem sizi yarı yolda bırakır hem de kötü bağlantıların ortaya çıkaracağı istikrarsızlık arabanızın kumandanız dışına çıkmasına sebep olabilir. Fis, soket, anahtar gibi aksamları yağlı kontak sprey sıkarak birkaç defa tak-çıkar, aç-kapa yapın daha sonra yağsız sprey ya da alkolle temizleyin.
Mümkünse fail safe kullanın (çok-önemli)
Receiveri arabanıza iyi sabitlediğinizden emin olun.
Receiver için; "sonra aç - önce kapat" kuralını kesinlikle unutmuyoruz
Carbon ve metal içeren upper deck (üst şasi) kullanıyorsanız, receiver den çıkan anten kablosunu asla bobin etkisi oluşturacak şekilde sarmayın. Transmitter den gelen sinyallerin zayıflamasına neden olacaktır.Bunun yerine kabloyu tutturmak için kablo bağıyla tutturmayı tercih edin ve kabloyu düz bir şekilde sarmadan ilerletin


4.Kep ve Şasi
Ön tampona monte edilen koruyucu süngeri ihmal etmeyin. Mümkünse arka tarafa kep içerisine koruma amaçlı hafif bir foam yapıştırın (arkadan gelecek darbeler için)
Kep üzerinde; Ön cama yakıt deposu hizasına yakıt doldurma ve soğutma amaçlı bir delik açın (kare ya da yuvarlak) ve yakıt deposu kapağına bir kablo bağı bağlayın.
Yine ön cama transponder için 6-7 mm çapında delik açın.
Arka cama öndeki deliğin hizasına soğutma için tek delik veya komple cama 6-7 mm çapında 8-10 delik açın.
Kep kuleriniz çok uzunsa kısaltın. Takla atmanız durumunda kepin altında kalan kısımlardan kırılarak başınıza büyük derler açabilir. Kullanım durumunuza göre klips taktığının delik üzerinde en fazla 2-3 delik bırakarak kesin ve ucunu düzeltin.
Arka kanatlar için iyi bir down force oluşturacak kanatlar şeçin.


5.Genel
Arabalara çalıştırma dahil bütün müdahaleler pit alanında yapılacaktır.
Yarışı sevk ve idare eden heyet kararlarına kesinlikle uyun ve kişisel hareketlerden kaçının.
Mümkünse yanınızda buji, lastik, salıncak,ball end, steering rod gibi önemli yedekler bulundurun.
Hızlı şarj için şarj cihazı ve yedek pil bulundurun.
Mükünse yanınızda şarjlı tornavida ve gerekli alet edavatları mutlaka getirin çevedeki insanlardan almak zorunda kalmayın, kimse vermesse kızmayın.


Bu bilgilerin izinsiz olarak kullanımı kesinlikle yasaktır.Kullananlar hakkında kanuni işlem yapılmaktadır.





 

  Üye Girişi

  Mağazamızdaki Markalar

  Fiyat Listesi

Company : HİLAL HOBBYLAND
End Date : 23.03.2017
URL : https://www.hilalhobbyland.com.tr/
Address : Yenidoğan Mah.Şehit Komiser Günaydın Cd. No:128/A (Eski Yenidoğan PTT Karşı Sokağı)
Telephone : 0212 416 80 10 - 0212 665 30 70 - 0539 975 93 58
Email Contact : info@hilalhobbyland.com.tr
 

The following information has been self-reported by the entity to which it relates for the purpose of assignment of a unique identifier (CUI). The information has not been verified nor has the entity been authenticated, credentialed, verified, or investigated in any way.


       
Sitemizde kullanılan resimler, metinler ve diğer tüm içeriklerin telif hakları firmamıza aittir. Bu sitede yer alan içerikler, firmamızın izni olmadan basılı veya elektronik bir ortamda kesinlikle izinsiz olarak kullanılamaz ve çoğaltılamaz.
Bu sitede, Kolaymağaza™ altyapısı kullanılmaktadır.